Otuz altı sakin; her biri er geç bir dizilimde karşına çıkar. Her birinin yüzü, unvanı ve geçmişi vardır: inmeden önce kimdi, şimdi bir katta karşılaşmak nasıldır?
Okumadan da oynayabilirsin. Okudukça beş isim, beş tanıdığa dönüşür. Alışkanlıkları dosyalarda iz bırakır, ama hazır bir kural listesi hâline gelmez.
Derinliğin düzenini yedi topluluk kurar.
- Saray
- Saray dağıldı; alışkanlıkları aşağı taşındı. Paralar hâlâ sayılır, nöbet yerleri tutulur, sürgüne yol açan şarkılar söylenir. Unvan burada maaş getirmez ama ağırlığını korur. Sahipsiz taç, bütün sahiplerinden uzun yaşadı.
- Kilise
- Üç kişi, bir kutsal emanet ve bitmeyen bir iş. Rahibe kutsal suyunu ölçülü kullanır. Cenazeci yaşayanlar için sargı, ölüler için son yolculuk taşır; ikisi de başkaları içindir. Emanetin yüz yıllık ilanında hâlâ “geri getirmek” yazar. Kimse “el koymak” demeye cesaret edemez.
- Paralı Askerler
- Beş kişi, beş hesap defteri. Biri kız kardeşinin okulu, biri dipnotları için biriktirir; biri hırsızlığa erken miras der. Asıl kıdemli madencidir. Diğerleri yolculuğun kazancını hesaplar; o, bu katın taşının kendisini hâlâ tanıyıp tanımadığını düşünür.
- Yaşayan Ölüler
- En büyük topluluk ve hâlâ eleman alan tek yer. Ölü Çağıran buna işe alım der, erzak yerine kayıt defteri taşır. Yeni gelenlerin fikri sorulmaz: çoğu adını unutmuştur. Biri aynı koridorda gidip gelerek tanınmayı bekler.
- Yaban
- Onları kimse göndermedi. Kendileri geldiler. Otacı iki tarafla da alışveriş yapar: yaşayanlar ilaç alır, ölüler stoğa dönüşür. Hayvanlarla konuşan, insan dilini pek kullanmaz. Diğerleri pazarlık etmez. Tavandaki duyduğunu götürür; ağ ören, dönüş yolunu unuttuğun yere ağ kurar.
- İn
- Diptekinin uyuyup uyumadığı bilinmez: kontrol edenler tanıklık etmeye dönmedi. Komşular kendi düzenini kurdu. Biri soy ağacını çizdi, biri üç yüz yıldır kıpırdamadı, biri doğrudan kapıya çarpar. Burada haddini bilmek nezaket değil, kıdemdir.
- Hazine Odası
- Taşımaya değer her şey burada; bir de seni yanında tutmak isteyen bir şey. Eskiler açmadan üç kez vurur: tören değil, yankıyı dinlerler. Paralı askerin kesesindeki saman rahatlık için değildir. Derinlerde para şıngırtısı yoklamadır.